RAMAZAN AYI

Ey sahura kalkan, sahur yemeği yiyen kişi! Gün boyunca az konuş, hatta sus! Sus da oruçlu olduğun anlaşılsın. Artık hem yemeğe hem gıybete karsı ağzını kapa, tatlı oruç geldi. Şimdiye kadar, yemenin, gıybetin sözde hünerini gördün. Şimdi de orucun hünerini seyret!

RAMAZAN AYI

Ey oruca yol arkadaşı olan, dost olan kişi! Yolun mübarek olsun, hoş olsun.


Peygamberimiz sav. bir gün ashabına oruç tutmalarını emrederek  Ben izin vermeden kimse orucunu açmasın, buyurdu.


Herkes orucunu tuttu. Akşam olunca, müracaat edenlere, iftar müsaadesi verdi. Bu arada bir adam gelerek Ya Resulullah ! İki genç kız oruç tuttu ve yoruldular. Zat-i alinize gelmeye utanıyorlar. Müsaade buyurursanız iftar etsinler, dedi. Resul-i Ekrem (s.a.v.) müsaade etmedi. Adam iki defa daha geldi. Sonunda Resulullah (s.a.v.) buyurdular: Onlar oruç tutmadılar. Bütün gün insanların etini yiyenler, nasıl oruçlu olurlar? Git onlara söyle: Oruç tuttularsa, kussunlar bakalım, buyurdu. Adamcağız gitti, gerekeni söyledi. Onlar da denileni yaptı ve kan parçaları kustular. Adam Resülullah Efendimize dönerek vaziyeti bildirdi. Bunu üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) dedi ki : Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki; eğer kusmayıp bu kan parçaları midelerinde kalsaydı, onları cehennem ateşi yerdi.


İşte ey sahura kalkan, sahur yemeği yiyen kişi! Gün boyunca az konuş, hatta sus! Sus da oruçlu olduğun anlaşılsın. Artık hem yemeğe hem gıybete karsı ağzını kapa, tatlı oruç geldi. Şimdiye kadar, yemenin, gıybetin sözde hünerini gördün. Şimdi de orucun hünerini seyret!


Ramazan ne ayı’dır, ne ayı değildir?


İftar Ayı Değildir


Ramazan ayı, dünya nimetlerini elinin altında bulundurduğu hâlde, Rabbinin emri olduğu için yemeyen-içmeyen, şehvetlere karşı sabır imtihanını kazanmaya gayret eden müminlerin ayıdır. Abartılı bir israf şovuna dönüşen iftar sofraları Rabbani niteliği olmayan sofralardır.


Sahur ayıdır, oruç ayıdır. Orucun başlangıcı sahur yemeği, bitişi iftardır. Bitişi olan iftara gösterilen ilgi, başı olan sahura gösterilmiyorsa bu şey hoş değildir. Oruç ayı Ramazan, iftar ayına dönüşmemelidir.


İsraf Ayı Değildir


Mal ve vakit israfı zamanların hiçbirinde hoş değildir şüphesiz. Hele hele Ramazan ayı mal ve vakit israfı için asla uygun değildir. Tüketilemeyip atılan gıdalar, bir selamlaşma- hatır sorma bahanesi ile tüketilen saatler, ömürler Ramazan’ın heder edildiğini gösterir. Mutfak masraflarının -yenen yemek öğününün ikiye düşmesine rağmen- artması neyin göstergesi olabilir? Gece yarım saat azaltılmış uykudan ötürü saatlerce uyku ilave etmek, gündüzleri uyku ile çarçur etmek Ramazan’la çelişen şeylerdir.


Züht ve bereket ayıdır. Gıda tüketimini, ikinci dereceden olan ihtiyaçlar listesini azaltma, ahiret âlemine hazırlanma zamanıdır. Malımız ve zamanımız bereketlenmelidir. Önceki on bir ayda yapamadıklarımızı, yapabilme imkânı ve vakti oluşturmalıyız. Malımız, vaktimiz, ibadetimiz, şuurumuz, uhuvvetimiz bereketlenmelidir. Ramazan ayına başlangıçtaki kimliğimiz ve değerimiz değişmiş olarak Ramazan’dan çıkmalıyız.


Gerginlik Ayı Değildir


Oruçlu olduğu için sinirlenen, esip gürleyen, vurup kıran Müslüman hatalıdır. İftara yetişemediği için, teravihi kaçırdığı için kul hakkı ihlal eden, ahlaki olmayan sözler sarf eden mümin Ramazanını harcayan mümindir. Aile bireylerini rencide eden, iş arkadaşlarını, mescit dostlarını kıran mümin, imtihanını riske sokan mümindir.

Tahammül ayıdır. Sadece açlığa değil, nefsin kabardığı her şeye tahammül gösterme ayıdır. Dile, ele, göze, cebe hâkim olabilmektir. Diyebileceği hâlde dememek, yiyebileceği hâlde yememek kadar önemlidir. Sahurla iftar saatindeki Ramazan ve oruç ciddiyetini gün ortasında da sürdürebilmek, Ramazan ruhu ile yaşamanın göstergesidir.


Eğlence Ayı Değildir


Ümmeti Muhammed’in en derin değerlerinden birisi olan Ramazan ve orucu, ticaretlerine alet edip ‘Ramazan eğlencesi’ üretenler, gaflette bulunup böyle bir organizeye katılanlar, İslami değerlerin saflığını bozmak gibi bir cürmün sahibi olmuşlardır. Okunan gazeteden, izlenen televizyona, dinlenen radyoya kadar, bizi kimin ne ile meşgul ettiğine göre bir ayrım getirmek şarttır.


Gözyaşı ve Kur’an ayıdır. Peygamber aleyhisselam öyle yaptı. Onun sahabeleri, onların yolundan gidenler, gözyaşı akıttılar. Onlar eğlenmediler. Onlar, ebedî gülenlerden olmak için mahzun gittiler. Ramazan-ı Şerifte hem amellerdeki sevap hem de Kur’an’daki her bir harfin sevabı diğer aylardaki gibi on değil, bin olduğu için amellerini katbekat arttırdılar.


O halde buyurunuz. Bu fırsat ayında kendimize yedi ödev verelim. Bu ahir zamanda ahiretimizde bize senet olacak ameller oluşturalım.

 

Ramazan boyunca her namazımızı misvakla takkeyle ve hatta sarıkla kılalım. Ayrıca bütün namazların başındaki ve sonrasındaki tüm sünnetleri kılalım. Kazamız var ise sünnet namazlar ve teravih vaktinde 3 günlük kaza namazlarımızı kılalım.


Her gün bir cüz Kur’an-ı Kerim okuyarak bir ayda bin hatim okumuş gibi mükafat kazanalım.


Gözümüzü haram nazardan sakınarak bir ayı tamamıyla nazarsız bitirelim.


Dilimizi gıybetten ve çirkin sözlerden temizleyerek otuz günlük temizlenme terapisine girelim.


En azından bir muhtaç aileye iftar verelim ve mümkünse onlarla beraber iftar yapalım.


İlmihalde özellikle namaz ve oruç konularında okumalar yaparak farz-ı ayn olan fıkıh bilgimizi edinelim.


Bu ayda sadaka ve cömertliğimizi arttırarak rabbimizin merhametini kazanalım.